Çocuklarda kepçe kulak deformitesi

Doğuştan ya da sonradan oluşmuş sadece estetik bir problemdir. Fakat bu problem çocuklarda psikolojik bir travmaya sebep olabilir çünkü çocuklarımızın etrafındakiler bazı konularda acımasız olabiliyor ve kepçe kulak alay konusu haline dönüşebiliyor. Böyle bir durumda çocuk fiziksel görüntüsü yüzünden kendini sosyallikten alıkoyabiliyor. Çocuk kendini sosyal ortamdan izole etmeye başladı mı artık bu bir sorun haline dönüşür.  İşte bu sebepten ötürü çocuğun kepçe kulak ameliyatı için en uygun dönem okula başlamadan hemen öncedir yani altı yaş civarıdır. Türkiye’de kepçe kulak deformitesi %4 oranındadır.  Erkek ve kız çocuklarında dağılım eşittir ve deformenin %8 ‘i genetik kökenlidir.

Kepçe kulak görünümünü yaratan nedenler

Bu durumu yaratan şey anti-helix’in gelişmemiş olmasıdır yani arkaya katlanma çizgisinin gelişmemesidir.  Bazen de kulaktaki orta kısımdaki oval çukuru oluşturan kıkırdağın yana doğru fazla açıyla gelişmiş olmasıdır.  Zaman zaman her ikisinin bir arada olduğu da görülebilir. Böyle bir durumda kulak kıkırdak haldeyken yani bebeklik döneminde bantlama işleri tıbbi bir sonuç vermektedir. Anneden geçen östrojenin de etkisiyle ilk 6 haftada kıkırdaklara şekil verilebildiği kanıtlanmıştır.  Bu süreçte kulakları bant yardımıyla arkaya yapıştırmak iyi bir sonuç verebilir. Bu sonuç belli bir süre etki etmektedir daha sonraki dönemlerde ameliyat gerekebilir.

Çocuklarda kepçe kulak ne zaman ameliyat edilmeli

Kulak normal boyutuna en yakın 3 yaş civarında erişir işte bu yüzden ameliyatların 3-6 yaş arası ve okul öncesi yapılması önerilmektedir.  Bu önerilen dönemde ameliyatı yapmak hem ameliyat başarısını arttırmaktadır hem de arkadaşları tarafından okul döneminde hırpalanmasını engellemektedir.

 

Çocuklarda Ağız Kokusu

Çocuklarda meydana gelen sağlık sorunlarının belli başlı belirtileri bulunmaktadır. Bunlar genellikle fiziksel olarak gün yüzüne çıkmak ile birlikte sağlık açısından kimi zaman belirgin belli başlı etkiler olmaktadır. Halitozis olarak adlandırdığımız çocuklarda meydana gelen ağız kokusu çoğunlukla okul çağındaki çocuklarda ortaya çıkmaktadır.

Sağlık problemimizde ilk olarak yapılması gereken saptama 2 farklı şekilde yapılmaktadır. Patolojik ve fizyolojik olarak uygulanan işlemler tespit edildiği süreç içerisinde muhakkak tedavi edilmesi gerekmektedir. Çocuklarda meydana gelen ağız kokusu fizyolojik ise kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber bir çok etkileşimi de beraberinde meydana getirmektedir. Çocuğun salyalarının akması, burun ve ağız florası, çocuğun sık sıvı tüketimi, hormonel değişiklikler, uyku düzensizliği, açlık ve tokluk hissindeki değişimlere bağlı farklı etkiler yaratacağından ağız kokması durumu da nedene bağlı değişkenlik göstermektedir.

Fizyolojik olarak ortaya çıkan etkenler patolojik bir eki oluşturmadığından bir hastalık olarak tanımlamak doğru değildir. Patolojik durumları açığa çıkaran belirtiler ise sübjektif ağız kokusu, ağız içerisinde meydana gelen yaralar ve benzeri durumlar, mide ve bağırsak sorunları, kan gazında meydana gelen sağlık problemleri patolojik etkiler olmakta.

Çocuklarda Ağız Kokusu Nedenleri

Ağız içerisinde oluşan sebeplere bağlı oluşan ağız kokusu

Diş eti iltihabı, ağız kuruluğu, ağızda ülser, ağız aftlar, diş hastalıkları ve yumuşak damak hastalıkları bu alana etki eden sağlık problemlerinden sayılmaktadır.

Fizyolojik nedenlere bağlı ağız kokusu

Ağız salgısının azalması, vücudumuzda meydana gelen vitamin ve mineral eksiklikleri, B vitamini eksikliği ve benzer durumlar fizyolojik nedenlere bağlı olarak ağız kokusunun oluşmasına etki etmektedir.

Solunum yolu hastalıklarından kaynaklı ağız kokusu

Geniz akıntısı, kronikleşen burun akıntısı, bademcik taşları, geniz akıntısı, bronşektazi ve akciğer enfeksiyonlarından kaynaklı ağız kokusu oluşmaktadır.

Sistematik hastalıklardan kaynaklı ağız kokusu

Metabolik sağlık problemleri, diyabetik hastalıklar, zehirlenmeler, böbrek yetmezliğine bağlı sağlık sorunları da ağız kokusuna neden olmaktadır.

İlaç kullanımına bağlı ağız kokusu oluşumu

Sitotoksik ajanlar, fenotiazinler, fenotiazinler, dimetil sülfoksitler ve kloral hidrat içeren ilaçlar ağız kokusuna neden olmaktadır.

Tüketilen besinlerden dolayı salgılanan ağız kokusu

Bazı besin maddeleri ve içecekler sebebi ile ağızda koku oluşmaktadır. Bunlar çocuğun yiyeceğinde bulunan lahana, sarımsak, soğan ve süt benzeri maddeler olmaktadır.

Bakterilere bağlı oluşan çocuklarda ağız kokusu

Organik bileşenler, azot içerikli birleşenler ve benzeri bakteri grupları da yine ağız kokusuna neden olmaktadır.

Çocuklar Ağız ve Diş Sağlığı Konusunda Bilinçlendirilmeli

Ebeveynler olarak bizler çocuklarımızı sağlıklı diş eti ve ağız sağlığı yapısında bilinçlendirmeliyiz. Çocuklarda ağız kokusu probleminin geçmemesi ve 2 ay sürmesinin nedeni kronik bir bulgu olarak gözlemlenmekte iken dikkat edilmediği süreçte ciddi diş eti hastalıklarına ve benzer sağlık problemlere etki ettiğini söyleyebiliriz. Dişlerin ve dil üzerinin çocuklar için ebeveynler yardımı ile doğru bir şekilde temizlenmesi gerekmektedir. Ağız kokusunun nedenleri çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, kulak burun boğaz hastalıkları uzmanları ve diş hekimleri tarafından yapılacak olan tetkik ve muayene işlemi sonucunda gün yüzüne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra çocukların sık su tüketmeleri de ağız kuruluğunu giderecek en önemli etkenlerden bir tanesidir. Çocuğunuzun diş sağlığı ve ağız kokusu oluşumunu engellemek adına özellikle ağız kokusunu tetikleyen besinler tüketmemesine özen göstermelisiniz.

Çocuklarda Horlamanın Etkileri

Çocuk hastalıklarından son dönemin en yaygın sağlık problemlerinden bir tanesi de uyku esnasında meydana gelen horlamalardır. Her ne kadar toplumca bizler bunu sağlık problemi değil de çocuğumuzun gün içerisinde geçirdiği yorucu güne veya çevresel faktörlere bağlı kılsak da aslında durum sandığımız kadar geçiştirilecek bir boyutta olmayabilmektedir. Yaş ortalaması 2-10 yaş arasında olduğu gözlemlenen horlama ” uyku apsesi” olarak tanımlanan sağlık problemimiz bademcik ve geniz eti problemi olan çocuklarda sık rastlanabilir bir hal almaktadır.

Çocuklarımızın gelişimini oldukça etkileyen bu belirti üzerine açıklamada bulunacak olursak büyüme geriliği ve beraberinde bir çok etkene sebep olduğunu da söyleyebiliriz. Çocuğunuzda horlama durumu var ise ve giderek şiddetli bir hal alıyor geceleri tıkanmalar yaşanıyor ise o vakit zaman kaybetmeden muhakkak bir doktora başvurmalısınız.

Horlamanın en belirgin etkilerinden bir tanesi de çocukta oluşturmakta olduğu uyku düzensizliğidir. Uyku düzensizliği kişinin hayatında bir nevi etken olmakla beraber yaşam kalitesini de düşürmektedir. uyku apsesi olan çocuklarda konsantrasyon problemi, dikkat dağınıklığı ve benzeri etkiler oluşmaktadır. Sadece bununla da sınırlı kalmayıp tedavi edilmeyen sağlık problemi sonucunda ilerleme kaydedilmesi üzerine kalp ritim bozukluğu, kronik sinüzit, kulakta sıvı birikmesinden, işitme kaybına kadar birden fazla sağlık problemini de bir arada bulundurmaktadır.

Horlamanın Tehlikeli Belirtileri

  • Horlama gün geçtikçe daha fazla hırıltılı olmakta
  • Horlamanın şiddeti artmakta
  • Uyku apsesinin başlangıç göstermesi
  • İşitme kaybının oluşması
  • Kronik enfeksiyonların tekrarlaması
  • Ailede var olan benzer şikayetlerin tekrarlaması
Çocuklarda Horlama

Çocuklarda Horlama ve Tedavi Süreci

Tedavide ilk olarak dikkat edilmesi gereken durum teşhisin doğru tetkikler sonucunda saptanması. Tanı için kulak burun boğaz bölümüne başvurmalı ve endoskopik işlemler yapılarak geniz etinin büyüklüğü saptanmalı. Eğer geniz eti beklenilenden daha da büyük ise ve tıkanmalara neden oluyor ise o zaman doktor uygun gördüğü takdirde bademcik ve geniz eti için cerrahi müdahalede bulunmaktadır.İşlemler sonrasında çocuk iyileşme süreci sonunda horlamadan kurtulmaktadır. Genellikle uygulanan işlemler son derece kolay ve pratik bir uygulama formunda olmakta. Çocuk çok fazla ağır bir işlem uygulamasından geçmediği sürece hastanede yatış işlemi ve benzeri durumlar gerekmemektedir. Ayrıca tedavi sürecinde alerji testi de yapılmalıdır. 3 yaş üzeri çocuklarda alerji testi yapılması sonucunda etkin bir tedavi süreci yaşanmaktadır. Bu süreç içerisinde burun tıkanıklığı tedavisi yapılmakta ve enfeksiyon riski tedavisi uygulanmaktadır.

Ay Ay Bebek Beslenmesi

Doğumdan hemen sonraki ilk saatte bebeği emzirmeye başlayın ve bunu sık sık tekrarlayın diyen doktorlar tartışılmaz bir şekilde ilk ay ayındaki bebekler için anne sütünün mutlak ve yeterli olduğunu belirtiyorlar. Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor. Ve sonuçta 0 – 6 ay bebek beslenmesi nasıl olmalı sorusunun yanıtı olabilecek en iyi şekilde verilmiş oluyor. Bu dönemde bebeğin gelişimi de ayrıca takip ediliyor ama sütüm yeterli mi, bebeğim aç mı kalıyor gibi endişelerle kendinizi üzmeyin ve tamamlayıcı gıdalara ilk ay içinde başlamayın.

Tamamlayıcı Gıdalar Ne Demektir

Yedinci aydan sonra konuya dahil olan tamamlayıcı gıdaları ise süt çocuğu için olan besinler ve sofrada tüketilen besinle olarak ikiye ayırabilirsiniz ve doğal olarak ilk anda söz konusu edilen süt çocuğu için olan besinlerdir. Bu tür gıdalar aynı zamanda diğer besinlere geçiş işlevini de görür. Bebek beslenmesi altıncı aydan sonra bebekler sindirim için gerekli mide bağırsak ve sinir sistemi gelişimlerini tamamlamış olurlar. Yedinci aydan itibaren posasız ve evde sıkılmış meyve suları ve ezme şekline getirilmiş hafif gıdaları vermeyi deneyebilirsiniz. Yıllardır büyüklerin hazırladığı muhallebi bu dönemde menüye kesinlikle dahil olur. Çatalla ezilmiş besinler yavaş yavaş kıvamı artırılarak sonraki altı ayda bebeğe verilebilir. Bu arada onun çiğneme becerileri de artacaktır. Katı besinlere geçişi en fazla dokuzuncu aya kadar erteleyin. Geç başlayan uygulama sonrasında davranış bozukluklarına yol açar.

12. Ay Beslenmesi

İlk altı ayda anne sütü ve sonrasında gelen tamamlayıcı gıdalar evresinden sonra bebek bir yaşını tamamladığında artık aile sofrasındaki yerini almaya başlamalıdır. Bu arada anne sütünün koruyucu etkisi kalktığı ve diğer yumuşak kıvamlı gıdalara başlandığı ve ne olursa olsun bir bulaşma riski ortaya çıktığı için bebekler ikinci altı aylık dönemde daha çok hastalanabilirler. Geçiş dönemi uzadığı takdirde ise bebeklerde mineral eksiklikleri ortaya çıkarabilir. Özet olarak ay ay bebek beslenmesi menüsü;

  • İlk altı ayda sadece anne sütü,

  • İkinci altı ayda püre türü yumuşak ve hafif gıdalar,

  • Sonrasında aile sofrası şeklindedir.

Ülkelere Göre Çocukların Tükettiği Besinler

Çocukların beslenme alışkanlığı genellikle toplumsal olarak nasıl bir yapıya sahip olduğumuzu yansıtır. Fotoğrafçı Gregg Segal’ in gerçekleştirdiği proje kapsamında ünlü fotoğrafçı ülke ülke gezerek 1 haftasını farklı ülkelerde birbirinden farklı çocuklarla geçirmekte. Gregg Segal’ in objektifinden ülkelere göre çocukların tüketmekte olduğu besinler…

Ülkelere Göre Çocukların Tükettiği Besinler

İtalya

Hollywood – ABD

Hamburg – Almanya

Temple City – ABD

Sicilya

Senegal

Senegal

Nice – Fransa

Mumbai – Hindistan

Malezya

Kuala Lumpur – Malezya

California – ABD

Almanya

Mumbai – Hindistan

Kuala Lumpur – Malezya

Los Angeles – ABD

Çocuk İstismarına Karşı Kimyasal Hadım

 

Günümüzde gündemimizden düşmeyen konulardan bir tanesi olan ”Çocuk istismarı” konusunda genelgeden beklenen kararı toplum olarak dört gözle beklemekteyiz. Okumaya devam et Çocuk İstismarına Karşı Kimyasal Hadım

Bebeklerde Gaz Yapan Yiyecekler

Gaz bebeklerde sık sık görülen problemlerden biridir. Yemek yeme ve sindirme sürecinin sonucu olarak karşımıza çıkan gaz problemi bebeklerde ağrıya ve sancılara neden olur. Bebekler dış dünyaya uyum sağlarken yemek ve sindirim konusunda birçok yenilikle tanışma fırsatı bulur. Okumaya devam et Bebeklerde Gaz Yapan Yiyecekler

Çocuklarda obezite insülin direncini etkiliyor

Gelişen teknolojinin olumsuz etkileri nedeniyle, her gün evlerde bilgisayar ve akıllı telefonlarının başında oturan çocuklar hareketsiz yaşamlarına yanlış beslenmeyi de ekleyerek, obezite riski ile karşı karşıya kalıyorlar. Okumaya devam et Çocuklarda obezite insülin direncini etkiliyor

Cinsel İstismarın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Son zamanlarda sık rastladığımız hayatımızda psikolojik olarak bir çöküntüye neden olan etkenlerden bir tanesi de cinsel istismardır. Okumaya devam et Cinsel İstismarın Çocuklar Üzerindeki Etkileri